1-VÜCUT: Var olmak demektir. 2-KIDEM: Başlangıçsız olmaktır. 3-BEKA: Sonsuz olmak. 4-VAHDANİYET: Zat ve Sıfatlarıyla birdir. 5-MUHALEFET-ÜN LİL HAVADİS: Yarattıklarına benzemez. 6-KIYAM Bİ NEFSİHİ: Var olmak için başkasına muhtaç değildir. SUBUTİ SIFATLAR 1-HAYAT : Canlıdır. 2-İLİM : Her şeyi bilir. 3-SEMİ' : Her şeyi işitir. 4-BASAR : Her şeyi görür. 5-İRADE : Dilemesi. 6-KELAM : Konuşması. 7-KUDRET: Her şeye gücü yetmesi. 8-TEKVİN : Her şeyi yaratır. FİİLİ SIFATLAR 1-Öldükten sonra tekrar diriltmek. 2-Hayır ve şerri yaratmak, 3-Doğruya ulaştırmak ve sapıklığa düşürmek, 4-Nimet vermek, 5-Peygamber göndermek. ESMA-İ HUSNA Esma-i Husna, Allah'ın güzel isimleri demektir. Bir ayet-i kerîmede:"En güzel isimler O'nundur (Allah'ındır)" (el-Haşr, 24) buyrulmaktadır. Diğer bir ayette de; En güzel isimlerin Allah'a ait olduğu belirtildikten sonra, bu isimlerle dua edilmesi tavsiye olunmaktadır (el-A'raf, 180). Allah'ın isimleri tevkifîdir. Yani, Allah hakkında ancak ayet ve hadîslerde zikri geçen ve söylenmesine izin verilmiş olan isimler kullanılabilir. Rastgele isim izafe edilemez. Esma-i Husna ile ilgili olarak Buharî ve Müslim'de: "Allah'ın 99 ismi vardır. Kim bunları ezberlerse (îman eder ve ezbere sayarsa) Cennete girer" buyrulmuştur. Tirmizî, İbn-i Hibban ve Hakim'in bu konudaki rivayeti ise, şöyledir:"Kim bunları (Esma-i Husna'yı) manalarını anlayarak sayar, bunlarla Allah'ı zikrederse Cennete girer." Hadîslerde zikri geçen 99 isim şunlardır: Allah, er-Rahman, er-Rahîm, el-Melik, el-Kuddûs, es-Selam, el-Mü'min, el-Müheymin, el-Azîz, el-Cebbar, el-Mütekebbir, el-Halık, el-Bari', el-Musavvir, el-Gaffar, el-Kahhar, el-Vehhab, er-Rezzak, el-Fettah, el-Alîm, el-Kabıd, el-Basıt, el-Hafıd, er-Rafi, el-Muiz, el-Müzill, el-Basîr, es-Semi', el-Hakem, el-Adl, el-Latîf, el-Habîr, el-Halîm, el-Azîm, el-Gafûr, eş-Şekûr, el-Aliyy, el-Kebîr, el-Hafîz, el-Mukît, el-Hasîb, el-Celîl, el-Kerîm, er-Rakîb, el-Mücîb, el-Vasi', el-Hakîm, el-Vedûd, el-Mecîd, el-Bais, eş-Şehîd, el-Hakk, el-Vekîl, el-Kaviyy, el-Metîn, el-Veliyy, el-Hamîd, el-Muhsî, el-Mübdî, el-Muîd, el-Muhyî, el-Mümît, el-Hayy, el-Kayyûm, el-Vacid, el-Macid, el-Vahid, es-Samed, el-Kadir, el-Muktedir, el-Mukaddim, el-Muahhir, el-Evvel, el-Ahir, ez-Zahir, el-Batın, el-Vali, el-Mütealî, el-Berr, et-Tevvab, el-Müntakim, el-Afüvv, er-Raûf, Malikü'l-Mülk, Zü'l-Celali ve'l-İkram, el-Muksit, el-Cami', el-Ganiyy, el-Muğni, el-Mani', ed-Darr, en-Nafi', en-Nûr, el-Hadi, el-Bedî', el-Bakî, el-Varis, er-Reşîd, es-Sabûr.
B. MELEK İNANCI
İslam dinine göre Yüce Allah'ın varlığına ve birliğine inanan insan onun Kuranıkerim'de haber verdiği varlıklara da inanmalıdır. Meleklerin varlığı da kutsal kitabımızda açıkça söz konusu edilir. O halde Müslüman bir kimsenin meleklere de inanması gerekmektedir. Bu husus, imanın şartlarından biridir. Melekler gözle görme olanağımız olmayan nuranî varlıklardır. Onların mahiyetini, nasıl olduklarını en iyi bilen, Yüce Allah'tır. Zira o, bilgisi ve sonsuz kudreti ile, bizim dışımızda küçük büyük, görünen ve görünmeyen pek çok varlık yaratmıştır, iste melekler de bu varlıklar içerisinde gözle görme veya diğer duyu organlarımızla algılama imkanından yoksun olduğumuz varlıklardır. Melekler, insanlar gibi seçme hakkı olan varlıklar değildir. Yaptıklarından sorumlu tutulmalarını gerektirecek bir irade, yapma ya da yapmama serbestliğine sahip değildirler. Onlar Allah'ın emrettiği isleri yerine getirirler Onun dışında bir şey yapmazlar. Bu nedenle sorumlulukları da yoktur. Günah islemezler Asla, Allah'ın emirlerinin dışına çıkmazlar. Ayrıca Yüce Allah bunu Kuranıkerim'de "... Asıl iyilik, o kimsenin yaptığıdır ki, Allah'a ahiret gününe, meleklere. Kitaplara ve Peygamberlere inanır. ..." şeklindeki ifadesiyle, bir iyilik olarak nitelemektedir. Yani meleklere inanmak, iyilik olması sebebiyle ahlakî bir prensip özelliği de taşımaktadır. Kutsal kitabımız Kuranıkerim'den meleklerin insanlara hem müjde hem de yardım edici olduklarını öğreniyoruz. Melekler, insanların yararına ve iyiliğine olan şeyleri isterler, insanlar için Allah'tan rahmet ve bağış dilerler. Meleklerin özellikleri. Nurdan yaratılmışlardır. Yemezler, içmezler, erkeklik ve dişilikleri yoktur. Gözle görülmezler, hızlı hareket ederler, günah işlemezler, devamlı ibadet ederler, çeşitli şekillere girebilirler Cebrail (as.) Vahy meleği Malik (as.) Cehennem meleği
Mikail (as.) Tabiat düzenleyicisi Zebani (as.) Azap meleği
İsrafil (as.) Sur meleği Kiramen Katibin (as.) Yazıcı melekler
Azrail (as.) Ölüm meleği Münker Nekir (as.) Sorgu melekleri
İslamı'ın inanç esaslarından biri de kitaplara inanmaktır. Yüce Allah'a ve meleklere inanan bir kimse ilahî kitaplara da inanmakla yükümlüdür Kutsal kitabımız Kuran-ı kerim, dört ilahî kitaptan bindir. Diğerleri; Tevrat, Zebur ve İncil'dir. Bizler Müslüman olarak tüm ilahî kitaplara ve bu kitapların Allah tarafından gönderildiğine iman ederiz. '" Yüce Allah bu kitapları göndererek insana olan ilgisini göstermiş ayrıca insanların ilahî ilkelere uyarak olgunlaşmasını amaçlamıştır. Kutsal kitaplar bizim için vazgeçilmez bir ihtiyaçtır. Bu kitaplar, bize nasıl yasayacağımızı, insanlarla uyumlu geçinmenin önemini ve güzel ahlak sahibi olmanın yollarını öğretir. Kitaplar aynı zamanda nelere, nasıl inanacağımızı ve ne şekilde ibadet edeceğimizi de bildirir. Bu yüzden Allah'ın kitaplarında yer alan emir ve yasaklar, insanların iyiliği, huzur ve mutluluğu için yazılmış birer reçete gibidir. Kitap:Sistemli ve hacimli eserlerdir. Suhuf:Sadece belli konuları içeren eserlerdir KENDİNE KİTAP VE SUHUF VERİLEN PEYGAMBERLER Tevrat Hz.Musa (AS) Hz.Adem (AS) 10 sayfa
KUR'AN-I KERİMİN KONULARI 1-İnanç esasları 2-İbadetler 3-Dualar 4-Ceza ve mükafatlar 5-Ahiret ve evren ile ilgili konular 6-Geçmiş milletlerin hikayeleri
KUR'AN-I KERİMİN ÖZELLİKLERİ 1-Dili Arapçadır. 2-Sözü ve manasıyla mucizedir. 3-23 yılda parça parça inmiştir. 4-Peygamber zamanında yazılıp ezberlenmiştir. 5-Allah tarafından korunma sözü verilmiştir. Kur'an-ı Kerimi diğer kitaplardan ayıran özellikler a-Dili Arapçadır.Başka dile meal olarak aktarılır. a-Başka dile tercüme edilebilir.
b-Sözü ve manasıyla mucizedir. b-Sözü ve manasıyla mucize değildir.
c-23 yılda parça parça inmiştir. c-Toplu olarak bir defada inmiştir.
d-Peygamber zamanında yazılıp ezberlenmiştir. d-Peygamber zamanında yazılıp ezberlenmemiştir.
e-Allah tarafından korunma sözü verilmiştir. e-Allah tarafından korunma sözü verilmemiştir.
f-Peygamberin hayatından ve ölümünden bahsetmez f-Peygamberin hayatından ve ölümünden bahseder.
g-Bahsettiği konularda teferruata girmez g-Bahsettiği konularda teferruata girer.
h-Kıyamete kadar insanların ihtiyacına cevap verir. h-Asıl metinleri bozulduğundan hükümleri kalkmıştır.
Kitaplara imanın insana faydaları. a-Allahın emir ve yasaklarını öğrenmek için, b-Kötü davranışlar karşısında tembihle davranışların düzeltilmesinden dolayı, c-İslamın emir ve yasaklarını , ibadetler konusunu belirttiğinden dolayı, d-Geçmiş milletlerin başından geçen olaylardan ibret alınması için, e-Allahın kabul edeceği duaları içerdiğinden, f-Ahirete dair ve gelecek ile ilgili bilgiler içerdiğinden insanlara fayda sağlar. Kur'an-ı Kerim'in Yazılması ve Mushaf Haline Getirilmesi Kur'an ayetleri geldikçe Peygamberimiz (s.a.s.), vahiy katiplerini çağırır, ayetleri hangi surenin, neresine yazılacağını gösterirdi. Vahiy katipleri de gösterildiği gibi yazarlardı. Nazil olan ayetleri Ashab-ı Kiram okur ve birçoğu da ezberlerdi. Böylece Kur'an-ı Kerim, Peygamberimizden günümüze dek hem yazılarak, hem de ezberlenerek muhafaza edilmiştir. Peygamberimizin sağlığında ayetler inmeye devam ettiği için Kur'an'ın yazıldığı sahifeler Mushaf haline getirilememişti. Kur'an, vahyin sona ermesiyle tamam oldu. Peygamberimiz (s.a.s.) in vefatından sonra Halife olan Hz. Ebu Bekir, ashabın ileri gelenlerinden bir komisyon kurdu. Halife Hz.Ebu Bekir zamanında bir savaşta 70 e yakın hafızın şehit olması sonucu Hz. Ömer'in teklifiyle Kur'an ayetleri Zeyd b. Sabit başkanlığındaki bir komisyon tarafından bir araya getirildi ve tekrar yazıldı .Kur'an sahifelerinin bir araya toplanarak kitap haline getirilmiş şekline "Mushaf" denir. Hz.Osman zamanında Arap kabileleri arasında lehçe farklılıkları sebebiyle Çıkan anlaşmazlıklar neticesinde 7 adet çoğaltılarak belli merkezlere gönderildi.
Kur'an-ı Kerim'e Karşı Görevlerimiz 1) Her Müslüman, Kur'an-ı Kerim'in Allah'ın sözü olduğunu bilmeli ve tecvit kurallarına uygun olarak Kur'an'ı yanlışsız okumalıdır. 2) Kur'an-ı Kerim'i abdestli olarak eline alıp "Eûzü-besmele" ile okumaya başlamalıdır. Kur'an'ı okurken mümkünse kıbleye karşı dönmeli ve son derece edepli, saygılı olmalı ve anlamını öğrenmeye çalışmalıdır. 3) Kur'an-ı Kerim, temiz yerlerde okunmalı; başka işlerle meşgul olup, dinlemeyen kimselerin yanında ve pis yerlerde okunmamalıdır. 4) Kur'an-ı Kerim, yüksek ve temiz yerlerde bulundurulmalı, hürmetsizlik sayılacak yerlere konulmamalıdır. 5) Kur'an'ın yap dediklerini yapmalı, yapma dediklerinden sakınmalı, Kur'an'ın ahlak ilkelerine uygun hareket etmelidir. Kur'an Okumanın Fazileti Hakkında Peygamberimizin Mübarek Sözleri: "Sizin en hayırlınız, Kur'an-ı öğrenen ve öğretendir." "Kim Allah'ın kitabı Kur'an'dan bir harf okursa onun için bir sevap vardır. Her sevabın karşılığı da on kat verilecektir." "Kim Allah'ın kitabı Kur'andan bir ayet dinlerse, ona kat-kat sevap verilir. Kim de Allah'ın kitabından bir ayet okursa kıyamet gününde kendisine nur olur." "Kur'an okuyunuz. Çünkü o, kıyamet günü okuyanlara şefaat edecektir." "Kim Kur'an-ı Kerim'i okur ve onunla amel ederse, kıyamet günü onun anne ve babasına öyle bir taç giydirilir ki, onun aydınlığı dünyada evlere vuran güneş ışığından daha parlaktır. Artık siz bununla amel edenin sevabını hesap edin."
Ç. PEYGAMBER İNANCI
islam dininde yer alan inanç esaslarından bir diğeri de Peygamberlere inanmaktır. Peygamber sözlükte; "haber getiren1' anlamına gelir. Tanım olarak peygamber; Yüce Allah'ın emir ve yasaklarını, haber ve hükümlerini insanlara bildirip açıklamak üzere, insanlar arasından seçip görevlendirdiği elçi demektir, Kur'an'da peygamber yerine resul ve nebi kelimeleri kullanılır. Peygamberlik, Allah tarafından verilen yüce bir görevdir. Allah'ın bir lütfudur. İnsanlar, çalışıp çabalamakla her makam ve mevkiye yükselebilirler, fakat peygamber olamazlar. Zaten bu yol, Sevgili Peygamberimiz Hz, Muhammed ile kapanmıştır. Anık başka bir peygamber gelmeyecektir. Bu husus Kuran 'da söyle belirtilir:
"Muhammed... Allah'ın resulü ve peygamberlerin sonuncusudur. Allah her şeyi hakkıyla bilendir.»
Peygamberler insanlar arasından seçilip görevlendirilmiş kimselerdir. Onlar da bizim gibi bir kuldur. "Şehadet ederim ki Muhammed Allah' ın kulu ve elçisidir." şeklindeki ifadeyle bunu açıkça dile getiririz. Bu sözle, onların da bizim gibi bir insan olduklarım, doğup büyüdüklerini, yaşadıklarını ve sonra da eceli geldiğinde Allah'ın rahmetine kavuştuklarını kabul etmiş oluruz. Ancak peygamberlerin diğer insanlardan ayrıldıkları bir husus vardır, O da Allah'tan vahiy almalarıdır. İnsanları Allah'a inanmaya ve yararlı isler yapmaya çağıran Peygamberler gerektiğinde, inkarcıları ikna için mucizeler de göstermişlerdir. Ancak İslam'da önemli olan aklım kullanıp, evrendeki uslun uyum ve işleyiş hakkında düşünmek, bunun bir yaratıcısız olmayacağının bilincine varıp bir mucize olmaksızın inanmaktır. insanlar, kendi aralarından görevlendirilen peygamberlere tabiî olarak muhtaçtır. Çünkü manevî olgunluğa ve tüm insanların yararını da koruyup gözetecek erdemli davranışlara yönetebilmek peygamberlerin örnekliğiyle çok daha kolaydır, insan yaşamının ahlakî ilkelere uygun bir şekilde devamı açısından peygamberlerin büyük önemi vardır. Çünkü onlar, doğrulukları güvenilir oluşları ve ahlakî yücelikleriyle tüm insanlar için en güzel örnektirler. Rasul: Kendisine Kitap ve şeriat verilmiş Peygamberlerdir. Nebi: Kendisine Kitap ve şeriat verilmemiş,kendisinden önceki peygamberlerin kitabıyla amel eden peygamberdir.
Peygamberlere Olan İhtiyaç Peygamberler insanlara yol gösterici olarak gönderilmiştir. İnsanların böyle yol göstericilere ihtiyacı vardır. Çünkü: insanlar kendi akılları ile Allah'ın varlığını anlayabilirlerse de O'nun yüksek sıfatlarını kavrayamazlar. Allah'a nasıl ibadet edileceğini, Ahiret hayatını ve burada kimlere mükafat verileceğini, kimlerin ceza göreceğini, dünya ve ahiret mutluluğunun nasıl kazanılacağını bilemezler. İşte, bu gerçekleri insanlara öğretmek, dünya ve ahirette mutlu olmanın yollarını göstermek için Yüce Allah Peygamberlerini görevlendirmiştir. Peygamberlerin Özellikleri Peygamberler, her türlü ahlak güzelliğine sahip örnek insanlardır. Onlarda bulunması gereken bazı özellikler şunlardır: 1- Sıdk: Doğruluk demektir. Peygamberler son derece doğru insanlardır. Asla yalan söylemezler. Oldu dedikleri olmuştur, olacak dedikleri zamanı gelince mutlaka olacaktır. 2- Emanet: Güvenilir olmak demektir. Peygamberler her hususta güvenilir kimselerdir, emanete asla hıyanet etmezler. 3- Fetanet: Akıllı ve uyanık olmak demektir. Peygamberler akıllı, uyanık ve yüksek zeka sahibidirler. 4- İsmet: Günah işlememek demektir. Peygamberler gizli ve açık hiçbir şekilde günah işlemezler 5- Tebliğ: Bildirmek demektir. Peygamberler Allah'tan aldıkları dinî hükümleri olduğu gibi hiçbir değişiklik olmadan insanlara bildirmişlerdir. Kur'an-ı Kerim'de Adları Geçen Peygamberler İlk peygamber Hz.Adem (a.s.), son peygamber bizim peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.)'dir. Bu ikisinin arasında birçok peygamber gelmiştir. Peygamberlerden yirmi beş tanesinin ismi Kur'an-ı Kerim'de geçmektedir. Ancak peygamberlerin sayısı çok daha fazladır. Biz, Kur'an-ı Kerim'de ismi geçen peygamberler ile birlikte sayılarını ancak Allah'ın bildiği diğer peygamberlere de hiçbir ayırım yapmadan inanırız.
Bu yazı 15/12/2007 tarihinde yayınlandı. 2677 defa görüntülendi.